ERZURUM KONGRESİNİN 103. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN...

Kurtuluşa giden yol olan Erzurum Kongresi 23 Temmuz 1919 yılında bugün Erzurum'da toplanmıştı…

Kongreye beş doğu ili olan Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van'dan gelen 62 delege katılmış, geçici başkan seçilen Erzurum delegesi Hoca Raif Efendi’nin açılış konuşmasının ardından yoklama yapılmış ve müteakip yapılan oylamada Mustafa Kemal Paşa kongre başkanlığına getirilmişti. İki hafta süren kongre sonucu ülke geleceğine ilişkin son derece hayati kararlar alınmıştı.

Bu kongrenin önemi:

1- Manda ve himaye reddedilerek ilk kez ulusal bağımsızlığın koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

2- İlk kez milli sınırlardan bahsedilmiş ve Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı anda Türk vatanı olan topraklarının parçalanamayacağı açıklanmıştır.

3- Toplanış şekli bakımından bölgesel olmasına karşın aldığı kararlar bakımından milli bir kongredir.

4- İlk defa geçici bir hükümetin kurulacağından bahsedilmiştir.

5- Erzurum Kongresi, Sivas Kongresi’ne bir ön hazırlık çalışması niteliğindedir.

6- İlk kez başkanlığını Mustafa Kemal'in yaptığı dokuz kişilik bir Temsil Heyeti oluşturuldu. Bu Temsil Heyeti bir hükümet gibi görev yapacaktır. (Temsil Heyeti'nin görevi TBMM'nin açılmasına kadar devam edecektir.)

7- Erzurum Kongresi’nin bir önemi de Batı Anadolu'da Yunan kuvvetlerine karşı mücadele eden Kuva-yi Milliye üzerinde büyük moral etkisi yapmasıdır.

8- Erzurum Kongresi Mustafa Kemal'in sivil olarak görev aldığı ilk faaliyettir.

Kurtuluşa giden yolu açan başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere ebediyete intikal etmiş olan tüm kahraman delegeleri minnet, şükran, vefa ve dua ile yad ediyorum.

Yazımı günümüzdeki vefasızlara ibret olması dileğiyle kongre öncesi yaşanan bir hatıra ile sonlandırmak istiyorum;

“Mustafa Kemal Paşa Erzurum Kongresi’ne gitmektedir. Ilıca köyüne varınca bir ağacın altına oturup kahve içmek isterler. Kahveler içilirken yolda bir kağnı belirir. Pılı pırtı yüklü kağnıda iki de delikanlı oturmaktadır. Kağnıyı yetmişlik bir ihtiyar sürmektedir. İhtiyar çağrılır. Paşa sorar: “Baba nereden gelip, nereye gidiyorsun?” İhtiyar: “Çukurova’dan gelirem, Erzurum’a gidirem.” Paşa sormaya devam eder: “Baba Erzurum’da ortalık karışık, savaş tehlikesi var. Eşkıya tehlikesi var, niye gidiyorsun? Çukurova’da geçinemedin mi?” İhtiyar Mevlut Dayı “O nasıl söz paşam Çukurova verimli topraktır, insanı diksen yeşillenir. Bizim uşaklar da çalışkandır, bey gibi geçinip gidiyorduk. Ama duymuşam ki padişah Erzurum’u düşmana verecekmiş, gelmişem ki görim, kimin malını kime verir?” der. Paşa yanındakilere der ki “Arkadaşlar bu milletle başarılamayacak hiçbir iş yoktur.”

Umarım bu hatıradan ders alınır…

Dr. Vecdet Öz