UYUMA TÜRKİYE’M OYUN ÇOK BÜYÜK!

Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki AKP, FETÖ treniyle yola çıkmış bir siyasal İslam projesidir…

İşe milli görüş gömleğini çıkarıp Erbakan hocalarını satmakla başladılar…

FETÖ gömleği giyip haçlı kılıcı kuşandılar…

ABD, İngiltere ve Vatikan’la anlaştılar…

Hep birlikte siyaset mühendisliği yapıp iktidarı kaptılar...

Devletin tüm kadrolarını cemaat imamlarına teslim ettiler...

Ayakları baş başları ayak ederek biat etmiş dev bir kadro kurdular...

Ergenekon destanına kara çalıp sözde terör örgütü yarattılar…

TSK’yı çökertip ülkeyi savunmasız bıraktılar…

Kahraman komutanları ve vatansever aydınları Ergenekon çukuruna attılar...

BOP projesinin eş başkanıyız deyip niyetlerini aşikar ettiler…

Türk askerinin başına çuval geçirenlere sessiz kalıp nota verilsin diyenlerle “ne notası veriyorsun müzik notası mı” diye dalga geçtiler…

“Irak'ta savaşan ABD'li kahraman bay ve bayan askerlere, en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en kısa zamanda dönmeleri arzusuyla dua ediyoruz” diye açıklama yaparak birlik beraberlik mesajı verdiler…

Başarılı oldukları için İngiltere ve İsrail’den üstün liyakat nişanı aldılar…

Askere “tane”, şehide “kelle” deyip kahraman Mehmetçiğe bakış açılarını ortaya koydular…

Milletin evladı vatan görevi yaparken kendi evlatlarını çürüğe çıkardılar…

Ülkeyi darülharp mantığıyla yönetip savaş ganimeti zihniyetiyle ne varsa tarumar ettiler...

Yetim, garip gureba dinlemeyip vicdansızca kul hakkı yediler…

Bu yüzdendir ki “Ne banka bırakacağız, ne fabrika, ne de işletme… Liman da bırakmayacağız… Hepsini babalar gibi satacağız” deyip Cumhuriyetin tüm kazanımlarını iç ettiler…

Ganimeti ayakkabı kutularıyla paylaştılar…

Paylaşım ve taht kavgası başladı salya sümük gözyaşı döktükleri hoca efendileriyle kapıştılar…

Birbirlerini ele verip dünyaya rezil oldular…

Bu yüzden de ülkeyi darbe girişimine maruz bıraktılar...

Sonunda yollarını ayırıp iktidarı tek başlarına kaptılar…

FETÖ ile mücadeleyi, siyasi ayağı örtbas ederek mücadele ediliyor havası içinde ana gövde hariç terör ağacından meyve koparma hikayesine dönüştürdüler…

Siyasi ayak sözünden ise hep rahatsız oldular…

Fethullah Gülen’in getirilmesi konusunu gündeme dahi taşımadılar...

FETÖ’yü bir sopa gibi kullanıp başta basın, emniyet, yargı ve TSK olmak üzere toplumda bir korku düzeni yarattılar…

Kur’an’dan koparılmış bir din, tarihinden koparılmış bir millet, ordusu zafiyete uğratılmış bir devlet, ekonomisi çökertilmiş bir ülke, sefalete mahkum edilerek günlük yaşatılan ruh sağlığı yara almış bir toplum ve demografik yapısı tahrip edilmiş bir vatan yaratarak dönüştürülmüş ve kontrol altında yeni bir düzen kurdular…

Sağ görüşlü seçmeni ikna etmek için de Osmanlı sosuna batırılmış, din ceketi giydirilmiş, ecdat ve İslam’la alakası olmayan bu çakma düzeni mehter, ezan ve sala eşliğinde dayattılar. Devlet televizyonunda diriliş, kuruluş, uyanış gibi dizler oynatıp yok oluş senaryosunun üstünü kapattılar...

Parantez olarak kabul ettikleri Cumhuriyet’e ve kurucu değerlerine hep düşmanlık ettiler…

Kurtuluş Savaşı uyduruk bir savaştır, keşke Yunan kazansaydı diyen fesli haini baş tacı ettiler ve geberdiğinde leşini devlet töreniyle kaldırıp tabutuna omuz verdiler…

Anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemez olan ilk dört maddesini asla hazmedemediler…

Bu yüzdendir ki Andımız’ı kaldırıp T.C. ibarelerini söküp attılar…

Milli bayramları sabote edip Atatürk posterlerini baş aşağı astılar...

Meczuplara talimat verip büstleri ve heykelleri un ufak ettirdiler…

Sürekli seçim hilesi yaparak iktidarı 21 yıl süreyle ellerinde tuttular...

Sıra geldi 100. yılda ezeli kinin rövanşını almaya ve parantez dedikleri Laik Cumhuriyet rejimini sonlandırmaya!

Ve bunun için de seçim hilesi dahil her türlü şirretliği ve hukuk oyunları yaparak iktidarı son bir kez daha kapmaya...

Ardından ise büyük bir cüret ve cesaretle başında Türk ifadesi olmayan kendi rejimlerini ve devletlerini kurmaya…

**

Elbette ki daha birçok detay var lakin sizleri sıkmamak için ana hatlarıyla ifade etmeye çalıştığım bu proje, içeriden dönüştürülmüş dışarıdan kuşatılmış olan bir vatanın demokrasi adı altında ucu açık dolaylı işgalinden başka bir şey değildir…

Şimdi soruyorum sizlere son 21 yılda onca emek verdikleri bu zorlu projeyi riske etmeleri ve dolayısıyla muhalefeti kontrolsüz bırakmaları mümkün müdür?

Asla değildir!

Ekmeleddin vakası ile başlayan ve 14 Mayıs seçim açıklaması karşısındaki eyyamcı tutumla devam eden gariplikleri lütfen göz ardı etmeyiniz!

Tüm bu oyunları halka anlatarak bozacak alternatif bir milli ittifak çalışmamızın olduğunu da unutmayınız…

Dr. Vecdet Öz